Feed Planet 77 - Ağustos 2025
editör editor The world’s appetite for seafood has never been greater, and aquaculture is stepping up to meet the demand. From Ecuador’s record-breaking shrimp exports to Vietnam’s catfish empire, the industry is rewriting the rules of food production. But where does Turkiye stand in this blue revolution? Turkiye’s geography—blessed with coastline, freshwater resources, and a strategic position between Europe and Asia—gives it undeniable potential. Yet, despite being a major fish producer in the Mediterranean, our aquaculture sector remains underleveraged. While Ecuador thrives with vertically integrated farms and India pivots between vannamei and black tiger shrimp, Turkiye’s progress has been steady but slow. The question isn’t just about catching up; it’s about carving out a unique niche. The challenges are familiar: disease management, feed efficiency, and market access. But the opportunities are vast. Imagine Turkish trout farms adopting the precision feeding tech of Norway, or our seabass and bream sectors rivaling Greece’s dominance. Even shrimp—a segment where we’re still nascent—could flourish with the right genetics and infrastructure. This isn’t just about production volumes; it’s about value. Ecuador didn’t become a shrimp giant by accident—it invested in broodstock resilience and scale. Turkiye could take cues while playing to its strengths: proximity to premium EU markets, a growing domestic demand, and untapped potential in species diversification. The future of aquaculture isn’t just in the water—it’s in innovation, partnerships, and bold policymaking. As Feed Planet, recognizing the sector’s potential, we’ve chosen to dedicate this issue’s cover story to aquaculture. We believe Turkey’s blue economy deserves its rightful place at the global table. Happy reading! We look forward to seeing you in our next issue. Deniz ürünlerine talep hiç bu kadar büyük olmamıştı ve su ürünleri sektörü talebi karşılamak için hazır. Ekvador’un rekor kıran karides ihracatından Vietnam’ın yayın balığı başarısına kadar, sektör gıda üretiminin kurallarını yeniden yazıyor. Pekiyi, Türkiye bu mavi devrimde nerede duruyor? Türkiye, sahip olduğu kıyı şeridi, tatlı su kaynakları ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu ile tartışılmaz bir potansiyele sahip. Ancak Akdeniz’in önemli bir balık üreticisi olmamıza rağmen, su ürünleri sektörümüzün potansiyeline eriştiğini diyemeyiz. Ekvador dikey entegre çiftlikleriyle büyürken, Hindistan vannamei ve kara kaplan karidesi arasında denge kurarken, Türkiye’nin ilerleyişi istikrarlı ama yavaş seyrediyor. Mesele sadece yetişmek değil; kendimize özgü bir alan oluşturmak. Problemler tanıdık: hastalık yönetimi, yem verimliliği ve pazar erişimi. Ancak fırsatlar çok büyük. Türk alabalık çiftliklerinin Norveç’in hassas yemleme teknolojisini benimsediğini veya çipura-levrek sektörümüzün Yunanistan’ın liderliğine meydan okuduğunu hayal edin. Henüz emekleme aşamasında olduğumuz karideste bile doğru genetik ve altyapıyla büyük başarılar elde etmek işten bile değil. Mesele sadece üretim hacmi değil, katma değer üretmek. Ekvador tesadüfen karides devi olmadı. Damızlık direnci ve ölçek ekonomisine yatırım yaptı. Türkiye; AB’nin katma değerli pazarlarına yakınlık, büyüyen iç talep ve tür çeşitliliğindeki keşfedilmemiş potansiyel gibi avantajlarını kullanırken bu tecrübelerden ders çıkarabilir. Su ürünleri yetiştiriciliğinin geleceği sadece suda değil yenilikçilikte, işbirliklerinde ve cesur politikalarda yatıyor. Feed Planet olarak sektörün potansiyelini düşünerek, bu sayının kapak konusunu su ürünlerine ayırmayı seçtik. Türkiye’nin de mavi ekonomisi ile küresel masada hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Keyifli okumalar dileriz. Bir sonraki sayımızda görüşmek üzere. Aquaculture’s rising tide Su ürünlerinde yükselen dalga FEED PLANET • AUGUST - AĞUSTOS 2025 8
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx