Feed Planet Dergisi Sayı 16 Ocak-Şubat 2019

INTERVIEW • RÖPORTAJ 46 FEED PLANET / JANUARY-FEBRUARY 2019 • OCAK-ŞUBAT 2019 polychlorinated dibenzofurans (PCDFs) are toxic organic pollutants that take a long time to break down once they are present in the environment. These toxins are found throughout the world, and they accumulate in the food chain, mainly in the fatty tissue of animals. Tightening regulations on contaminants in feed and food have sparked the need for greater sensitivity from analytical techniques like gas chromatography mass spectrometry (GC-MS). Additionally, reducing the in- jected volume of samples has been shown to minimize matrix effects and the contamination on instrumentation – two factors that directly affect dioxin analysis. Monitoring the presence of these contaminants is vitally important for food safety, particularly because PCDDs and PCDFs are highly toxic and can cause can- cer, reproductive and developmental problems, damage to the immune system, and hormone interference. Their presence in the global food chain has led to inc- reased interest in detecting and quantifying these conta- minants in feed and food supplies. Most human exposure to dioxins is through food, mainly meat and dairy pro- ducts, fish and shellfish. Due to the bio-accumulative na- ture of these compounds, it is essential to monitor them at ultra-trace levels in food and environmental samples. There have been a number of cases across Europe in the past few decades of dioxins entering the human food chain through contamina- ted animal feed. For example, the Irish pork crisis in 2008 was ca- used by dioxin con- tamination of animal feed, where the cost of cattle and pig cul- ling was over €4 milli- on and compensation for loss of revenue was around €200 mil- lion2. In 2011, imports of eggs and meat were banned from Germany to China when 4,700 German farms were affected by animal feed conta- minated with dioxin3. bulunmaktadır ve hayvanların yağ hücreleri başta olmak üzere gıda zincirinde birikmektedirler. Yem ve gıdadaki kirleticilere dair sıkıştırıcı düzenleme- ler, Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometrisi (GC-MS) gibi analitik tekniklerin hassasiyetine olan ihtiyacı artması- nı tetiklemiştir. Buna ek olarak, enjekte edilen numunele- rin hacminin azaltılması aletleri üzerindeki madde etkilerini ve kirlenmeyi asgariye indirdiği gösterilmiştir ki bunlar di- oksin analizini etkileyen iki unsurdur. Hususan PCDD ve PCDF’lerin yüksek derecede tok- sik olmaları ve kansere, üreme ve gelişim sorunlarına yol açabilecek olmaları, bağışıklık sistemini ve hormon giri- şimlerini tahrip etmeleri nedeniyle, bu kirleticilerin varlığını izlemek gıda güvenliği için hayati öneme sahiptir. Dünya gıda zincirinde yer almaları bu kirleticilerin var- lıklarının ve miktarlarının tespit edilmesine verilen önemin artmasına sebep olmuştur. İnsanlar dioksinlere hususan et ve süt ürünleri aracılığıyla olmak üzere çoğunlukla gıda yo- luyla maruz kalmaktadır. Bu bileşiklerin biyoakümülatif do- ğası nedeniyle, bunları gıda ve çevresel numunelerde ultra izleme düzeylerinde izlemek olmazsa olmazlardan biri. Avrupa genelinde geçtiğimiz on yıllarda dioksinlerin kir- letilmiş hayvan yemi aracılığıyla insan gıda zincirine girme- lerinin birçok örneği yaşanmıştır. Örneğin, 2008’deki İrlanda domuz krizi hayvan yeminin dioksinle kirletilmesi nedeniyle yaşanmış, büyükbaş hayvanların ve do- muzların ayrılması 4 milyon Euro’dan fazla masrafa sebep olmuş ve 200 milyon civa- rında da hasılat kay- bı gerçekleşmişti2. Almanya’daki 4700 çiftliğin dioksinle kir- letilen hayvan yemin- den etkilendiği 2011 yılında, Almanya’dan Çin’e yumurta ithalatı yasaklanmıştı 3. Hangi türden ve- riler elde etmek isti- yorsunuz? PCDDve PCDF’lerin gıda zincirindeki yer-

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx