Feed Planet 81 - December 2025
editör editor Turkey’s first confirmed SAT-1 Foot-and-Mouth Disease cases appeared in late April 2025 and triggered nationwide emergency measures. Animal markets were closed, movement restrictions were imposed, and authorities launched a mass vaccination campaign that continued through the summer. By early winter, officials announced that the outbreak had been largely brought under control. Turkey’s experience this year reminded us of something the global community has been slow to accept: diseases, unlike institutions or governments, do not negotiate with borders. In humanitarian work, “Doctors without Borders” embodies the idea of care that moves freely across frontiers; in the case of transboundary animal diseases, we confront the darker inverse — diseases without borders, spreading with a speed and indifference that outpace even well- established containment systems. What unfolded in Turkey fits a larger global pattern. The FAO has warned that transboundary animal diseases are intensifying worldwide and that recent funding cuts threaten decades of progress. Outbreaks now ripple through feed supply, slaughter capacity, carcass prices and export flows, challenging the stability of a sector that supports nearly two billion livelihoods. Turkey’s case is not an isolated shock but a preview of the structural risks reshaping disease dynamics fromAsia to the Americas. And as the FAO’s newGlobal Partnership Programme on TADs signals, the world’s ability to respond will depend on cooperation, solidarity and sustained investment — not on the hope that geography alone will shield us. For the feed and livestock industries, this moment demands vigilance, transparency and shared responsibility. The next outbreak will come; the question is how prepared we choose to be when it does. See you in the next issue. I wish a healthy, productive and hopeful new year for the entire world. Türkiye’nin ilk doğrulanmış SAT-1 Şap hastalığı vakaları Nisan 2025’in sonunda ortaya çıktı ve ülke genelinde acil önlemleri tetikledi. Hayvan pazarları kapatıldı, hareket kısıtlamaları getirildi ve yaz boyunca süren geniş ölçekli aşılama kampanyası başlatıldı. Kışa girilirken yetkililer, salgının büyük ölçüde kontrol altına alındığını duyurdu. Türkiye’nin bu yıl yaşadıkları, küresel toplumun kabul etmekte geciktiği bir gerçeği yeniden hatırlattı: Hastalıklar, kurumlar veya hükümetler gibi resmi sınırlar kale almaz. İnsani çalışmalarda “Sınır Tanımayan Doktorlar” bakımın sınırları aşabilmesi fikrini temsil ederken, sınır aşan hayvan hastalıklarında bunun karanlık bir karşılığıyla yüzleşiyoruz: sınır tanımayan, hızla yayılan ve yerleşik kontrol sistemlerini bile geride bırakan salgın hastalıklar. Türkiye’de yaşananlar daha büyük bir küresel eğilimin parçası. FAO, sınır aşan hayvan hastalıklarının dünya genelinde şiddetlendiği ve son dönemdeki bütçe kesintilerinin onlarca yıllık ilerlemeyi tehdit ettiği konusunda uyarıyor. Salgınlar artık yem tedarikini, kesim kapasitesini, karkas fiyatlarını ve ihracat akışlarını sarsıyor ve iki milyara yakın insanın geçimini destekleyen bir sektörün geleceğini tahdit ediyor. Türkiye’nin durumu tamamen bize özgü bir şok değil. Aksine, Asya’dan Amerika kıtasına uzanan yeni hastalık dinamiklerini şekillendiren yapısal risklerin bir ön izlemesi. Ve FAO’nun yeni Küresel Sınır Aşan Hayvan Hastalıkları Ortaklık Programı’nın da gösterdiği gibi, dünyanın mücadele kapasitesi ancak işbirliği, dayanışma ve sürdürülebilir yatırımla güçlenebilir, yalnızca coğrafyanın bizi koruyacağı sanrısıyla değil. Yem ve hayvancılık sektörü için bu dönem, dikkat, şeffaflık ve ortak sorumluluk gerektiriyor. Başka salgın veya salgınlar gelmeye devam edecektir. Mesele, ne kadar hazırlıklı olmayı seçtiğimizdir. Bir sonraki sayımızda görüşmek üzere. Tüm dünya için sağlıklı, verimli ve umut dolu bir yıl dilerim. Diseases without borders Sınır tanımayan hastalıklar FEED PLANET • DECEMBER - ARALIK 2025 8
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx