Feed Planet 82 - Ocak 2026

FEED PLANET • JANUARY - OCAK 2026 30 Avrupa yem sanayii, hayvan beslemede kritik öneme sahip vitamin ve amino asitlerde üçüncü ülkelere, özel- likle de Çin’e yüksek düzeyde bağımlı. Avrupa Yem Üre- ticileri Federasyonu’nun (FEFAC) yayımladığı kapsamlı çalışma, bu bağımlılığın hayvansal üretimden çevresel hedeflere, gıda güvenliğinden stratejik özerkliğe kadar geniş bir risk alanı yarattığını ortaya koyuyor. Europe’s feed industry is highly dependent on third coun- tries, above all China, for the supply of vitamins and ami- no acids essential to animal nutrition. A comprehensive study released by the European Feed Manufacturers’ Federation (FEFAC) shows that this dependency creates systemic risks spanning animal health, environmental tar- gets, food security and Europe’s strategic autonomy. Europe’s feed and livestock sectors are facing an increa- singly acute vulnerability in the supply of vitamins and amino acids, two indispensable components of modern animal nut- rition. A dedicated analysis carried out by FEFAC with expert support reveals that global production of these additives is concentrated in the hands of very few countries and compa- nies, leaving the European Union structurally exposed. The findings are based on FEFAC’s 25-page report titled “EU Vul- nerability for the Sourcing of Essential Nutritional Feed Addi- tives”, which provides a detailed assessment of production concentration, import dependency and supply risks across the EU feed and livestock sectors. As the federation bluntly states, “Europe is heavily dependent on foreign countries, and particularly China, for the supply of vitamins and amino acids for animals,” a problem that has been flagged for years but remains largely unresolved. Vitamins and amino acids are not optional inputs in feed formulations. Vitamins are essential for growth, bone deve- lopment, metabolism, fertility and immune defense, while deficiencies can lead to blindness, skeletal disorders, immu- nosuppression and productivity losses. Amino acids, as the building blocks of proteins, directly determine growth per- formance and feed efficiency. Their targeted use has also become a key environmental tool: by reducing crude protein levels in diets, nitrogen emissions are lowered and depen- dence on imported protein sources such as soy is reduced. According to FEFAC, this approach saves around three milli- on tons of imported soybean meal in Europe every year. Avrupa yem ve hayvancılık sektörü için hayati öneme sahip vitamin ve amino asitlerin tedarikinde dışa bağım- lılık alarm verici boyutlara ulaşmış durumda. FEFAC’ın uz- manların katkısıyla yürüttüğü analiz, bu maddelerin küresel üretiminin son derece sınırlı sayıda ülke ve şirketin elinde toplandığını, Avrupa Birliği’nin ise bu zincirde kırılgan bir ko- numda bulunduğunu ortaya koyuyor. Bulgular, AB yem ve hayvancılık sektörlerinde üretim yoğunlaşması, ithalata ba- ğımlılık ve tedarik risklerine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme sunan, ‘Besin Niteliğindeki Temel Yem Katkı Maddelerinin Tedarikinde AB’nin Kırılganlığı’ başlıklı FEFAC’ın 25 sayfa- lık raporuna dayanıyor. Açıklanan metinde, “Avrupa, hayvan beslemede kullanılan vitamin ve amino asitlerin tedarikinde yabancı ülkelere, özellikle de Çin’e büyük ölçüde bağımlı” ifadesiyle durumun uzun süredir bilinen ancak yeterince ele alınmayan bir yapısal sorun olduğuna dikkat çekiliyor. Vitaminler ve amino asitler, yem formülasyonunda tali unsurlar değil; hayvan sağlığı, refahı ve verimliliği için vaz- geçilmez girdiler. Vitamin eksiklikleri körlükten kemik bo- zukluklarına, bağışıklık sisteminin zayıflamasından verim kayıplarına kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Amino asitler ise protein sentezinin temel yapı taşları olarak büyüme per- formansını belirliyor ve doğru kullanıldıklarında azot emis- yonlarının düşürülmesine olanak tanıyor. FEFAC’a göre bu strateji sayesinde Avrupa’da her yıl yaklaşık üç milyon ton ithal soya küspesi kullanımının önüne geçiliyor. Ancak tedarik tarafındaki tablo çarpıcı. Küresel vitamin üretiminin yaklaşık %80’i Çin’de gerçekleşirken, AB’nin payı FEED PLANET • JANUARY - OCAK 2026 31 On the supply side, however, the figures are stark. Around 80% of global vitamin production takes place in China, compa- red with just 8% in the EU. The Union does not produce certain vitamins at all, including B9, C and K3, and remains fully depen- dent on China for vitamin B9 and almost entirely dependent for biotin. Overall, China accounts for 60–70% of the value of vitamins imported by the EU and 70–80% of amino acids. As the study underlines, “China is the only country producing all vitamins, with a global market share ranging from 33% to 99%,” highlighting the extreme level of market concentration. The problem goes beyond a simple lack of production capacity. FEFAC warns that Europe’s chemical and fermen- tation industries suffer from persistently high energy and raw material costs, undermining competiti- veness and discouraging investment. While global demand for vitamins and amino acids continues to rise—driven by more efficient farming systems and stricter environmental objectives—European production has stagnated. In such a concentrated market, even a tempo- rary disruption at a single production site could have global repercussions. The consequences of supply shor- tages would be immediate and far- reaching. A lack of key vitamins or amino acids could compromise animal health, redu- ce productivity and reproduction, and ultimately undermine Europe’s production of meat, milk, eggs and fish. With limited internal stockpiles, the EU would have little room to maneuver in the event of a disruption. As FEFAC concludes, “Without a strong industrial strategy, the EU risks losing ground both in terms of sustainability and food sove- reignty.” For Europe, the message is clear: strategic depen- dence on a single dominant supplier has become a critical vulnerability at the very heart of the food chain. yalnızca %8 seviyesinde kalıyor. Birlik bazı vitaminleri – B9, C ve K3 gibi – hiç üretmiyor. Analize göre AB, vitamin B9’da %100, biyotinde %96 oranında Çin’e bağımlı. Amino asitler- de de benzer bir yoğunlaşma söz konusu; Çin, AB’nin ithal ettiği vitaminlerin değer bazında %60–70’ini, amino asitle- rin ise %70–80’ini karşılıyor. Raporda, “Çin, tüm vitaminleri üretebilen tek ülke konumunda; küresel pazardaki payı ise vitamin türüne göre %33 ile %99 arasında değişiyor” vurgu- su bu tekelleşmenin boyutunu özetliyor. Sorun yalnızca üretim kapasitesinin yetersizliği değil. FEFAC çalışması, Avrupa’daki kimya ve fermantasyon sanayilerinin yüksek enerji ve hammadde maliyetleri ne- deniyle rekabet gücünü kaybettiğini, bu yüzden de son yıllarda yeni yatırımların sınırlı kaldı- ğını ortaya koyuyor. Buna karşın küresel talep artmaya devam ediyor; daha verimli üretim modelleri ve daha sıkı çevre hedefleri, bu katkı maddele- rine olan ihtiyacı artırıyor. FEFAC, tedarik zincirinin bu kadar dar bir alanda yoğunlaşmasının ciddi bir sistemik risk yarattığını vurgulaya- rak, tek bir tesiste yaşanacak bir aksamanın bile küresel arzı etkile- yebileceği uyarısında bulunuyor. Sonuç net: vitamin veya amino asit tedarikinde yaşanacak bir kesinti, hayvan sağlığını ve üretim performansını doğrudan etkileyebilir; orta ve uzun vadede ise Avrupa’nın et, süt, yumurta ve su ürünleri üretimini zora sokabilir. Rapor- da altı çizilen nihai risk ise stratejik düzeyde: “Güçlü bir sanayi stratejisi olmadan, AB hem sürdürülebilirlik hem de gıda egemenliği açısından geriye düşme riskiyle karşı karşıya.” Bu tablo, Avrupa için olduğu kadar Türkiye gibi benzer yapısal bağımlılıklar taşıyan ülkeler için de ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. NEWS HABER NEWS HABER Europe sounds alarm on feed additives: Dependence on China threatens continent’s food sovereignty Avrupa’dan yem katkıları alarmı: Çin’e bağımlılık gıda egemenliğimizi tehdit ediyor

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx