Feed Planet 82 - Ocak 2026
FEED PLANET • JANUARY - OCAK 2026 32 NEWS HABER FEED PLANET • JANUARY - OCAK 2026 33 NEWS HABER Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEBİR) Başkanı M. Ülkü Karakuş, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) tarafından düzenlenen VII. Balık Besleme ve Yem Teknolojileri Çalıştayı’nda sektörün hammadde stratejisine dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Karakuş, Türkiye’nin soya üretiminde %95 oranında dışa bağımlı olmasının bir ‘kompleks’ haline get- irilmemesi gerektiğini, coğrafi kısıtlar sebebiyle ithalatın kaçınılmaz bir üretim realitesi olduğunu vurguladı. M. Ülkü Karakuş, President of Turkey’s Feed Manufac- turers Association (TÜRKİYEBİR), delivered ground- breaking remarks on the sector’s raw material strategy at the VII. Fish Feeding and Feed Technologies Work- shop organized by Çanakkale Onsekiz Mart Univer- sity (ÇOMÜ). Karakuş emphasized that Turkey’s 95% dependence on imported soy should not be treated as a “complex,” noting that, due to geographical con- straints, imports are an inevitable production reality. 'Turkey will always need to import soy,' industry leader says Karakuş ezber bozdu: Dağı taşı soya eksek de ithalata ihtiyaç sürecek To meet Turkey’s annual feed production capacity of 30 million tons, Karakuş said the country imports around 15 million tons of raw materials, stressing that the domestic soy production projections must be discussed on realistic grounds. Recalling past field efforts to boost soy cultivati- on across Turkey, particularly in the GAP region, he said: “Even if we push for soy everywhere and pay top prices, we cannot raise our self-sufficiency above 20%. This is not surrender; it is a limitation imposed by geography and climate.” Karakuş also highlighted that soy cultivation competes for land with other crops such as corn, sunflower, and cot- ton, creating an economic necessity to choose between them. He described imported soy as a form of “production import,” adding: “We bring in this raw material and convert it into value-added fish, poultry, and dairy products for ex- port. In today’s Turkey, we should stop seeing these im- ports as a weakness and focus on managing the process through rational policies.” He further stressed the vital im- portance of placing water at the center of planned produc- tion amid the global warming and climate crisis. Türkiye’nin yıllık 30 milyon tonluk yem üretim kapasitesini beslemek için yaklaşık 15 milyon ton hammadde ithal ettiğini belirten M. Ülkü Karakuş, özellikle soya konusundaki yerli üre- tim projeksiyonlarının gerçekçi zeminde tartışılması gerektiği- ni ifade etti. Geçmiş yıllarda GAP bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında soya üretimini artırmak için yürüt- tükleri saha çalışmalarını hatırlatan Karakuş, “Dağı taşı soya le- hine zorlasak ve en yüksek fiyatı versek bile, Türkiye’de kendi yeterliliğimizi %20’nin üzerine çıkaramıyoruz. Bu bir teslimiyet değil, coğrafyanın ve iklimin getirdiği bir kısıttır,” dedi. Soya üretiminin mısır, ayçiçeği ve pamuk gibi rakip ürünlerle aynı ekim alanlarını paylaştığına dikkat çeken Karakuş, ekono- mik dengelerin bu ürünler arasında bir tercih zorunluluğu ya- rattığını belirtti. İthal edilen soyanın aslında bir “üretim ithalatı” olduğunu savunan Karakuş, “Biz bu hammaddeyi getirip katma değerli balık, tavuk ve süt ürünlerine dönüştürerek ihraç edi- yoruz. 2025 Türkiye’sinde bu ithalatı bir zayıflık gibi görmeyi bırakıp, rasyonel politikalarla süreci yönetmeye odak- lanmalıyız,” ifadelerini kullandı. Kara- kuş ayrıca, küresel ısınmanın iklim krizine dönüştüğü bu dönemde, planlı üretimin merkezine suyun konulmasının hayati önem taşıdı- ğını ekledi. M. Ülkü Karakuş AB’de tarımsal üretim fiyatları 2025’te artış gösterdi. Hayvancılık, süt ürünleri ve kanatlı eti bir önceki yıla kıyasla belirgin bir toparlanma ile güçlü artış kaydetti. Girdi maliyetlerindeki artış sınırlı olurken, fiyat ortamı ve verimlilik kazanımları hayvansal üretimle bağlantılı sektörlerde marjların ve etkinliğin iyileştiğini gösteriyor. EU agricultural output prices increased in 2025, with strong gains in livestock, dairy and poultry marking a clear turnaround from the previous year. While in- put costs rose only marginally, the price environment and productivity gains point to improving margins and efficiency for animal production–linked sectors. EU agricultural prices rebound in 2025, livestock and dairy lead gains AB tarımında fiyatlar 2025’te yükseldi, hayvancılık ve süt ürünleri başı çekti Agricultural output prices in the European Union increased by an average of 3% in 2025 compared with 2024, according to data published by Eurostat. The rise follows a slight decline in 2024 and marks a return to the upward trend seen betwe- en 2021 and 2023. Over the same period, the average price of goods and services consumed in agriculture rose by less than 1%, easing cost pressure on producers. Price developments varied widely by product. Cattle pri- ces climbed by 26% and eggs by 23%, while milk and fruit both recorded increases of 10%. Poultry prices rose by 9%. In contrast, olive oil prices fell sharply by 37%, and potatoes, including seed potatoes, declined by 22%. Smaller decreases were also recorded for pigs (-6%) and cereals (-1%). Input prices showed mixed movements. Fertilizers and soil improvers increased by 5%, and veterinary expenses by 3%, while prices for energy lubricants fell by 2%. Seeds, planting stock and plant protection products each declined by 1%. These price trends coincided with a 9.2% increase in EU agricultural labor productivity in 2025, driven by higher real factor income and a reduction in labor input. Gross value ad- ded in agriculture rose by 10.3%, highlighting improved effici- ency despite uneven commodity price movements. Eurostat, the statistical office of the European Union, produ- ces official statistics on the EU’s economy and agriculture, sup- porting evidence-based policymaking and market analysis. Eurostat tarafından yayımlanan verilere göre, Avrupa Birliği’nde tarımsal üretim fiyatları 2025’te 2024’e kıyasla orta- lama %3 arttı. 2024’teki hafif gerilemenin ardından gelen artış, 2021–2023 döneminde görülen yukarı yönlü eğilime dönüş anlamına geliyor. Aynı dönemde, tarımda kullanılan mal ve hiz- metlerin ortalama fiyatı %1’in altında artarak üreticiler üzerindeki maliyet baskısını sınırladı. Ürün bazında fiyat gelişmeleri önemli farklılıklar gösterdi. Sığır fiyatları %26, yumurta fiyatları %23 yükselirken; süt ve meyve fi- yatları %10’ar arttı. Kanatlı eti fiyatları ise %9 yükseldi. Buna karşılık, zeytinyağı fiyatları %37 gibi sert bir düşüş kaydederken, tohumluk patates dâhil patates fiyatları %22 geriledi. Domuz fiyatlarında %6, tahıllarda ise %1 oranında daha sınırlı düşüşler görüldü. Girdi fiyatları karmaşık bir seyir izledi. Gübreler ve toprak düzenleyiciler %5, veterinerlik giderleri %3 artarken; enerji yağ- layıcılarının fiyatı %2 düştü. Tohum ve dikim materyali ile bitki koruma ürünlerinin fiyatları ise %1’er geriledi. Bu fiyat eğilimleri, 2025’te AB tarımsal işgücü verimliliğinin %9,2 artmasıyla aynı döneme denk geldi. Artış, reel faktör ge- lirindeki yükseliş ve işgücü girdisindeki azalmayla desteklendi. Tarımda brüt katma değer %10,3 artarak, emtia fiyatlarındaki dengesizliğe rağmen verimlilikteki iyileşmeyi ortaya koydu. Avrupa Birliği’nin istatistik ofisi Eurostat, AB ekonomisi ve ta- rımı hakkında resmi istatistikler üreterek kanıta dayalı politika yapımını ve piyasa analizlerini destekliyor.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx