Feed Planet 82 - January 2026
FEED PLANET • JANUARY - OCAK 2026 22 NEWS HABER Dünyanın hayvan besleme uzmanı Trouw Nutrition, Türkiye’de büyük bir yatırımla hayata geçireceği fabrikanın temellerini attı. Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi’nde inşasına başlanan yeni üretim tesisi, Trouw Nutrition Türkiye’nin mevcut üretim gücünü iki katına çıkaracak. 2027 yılının ilk yarısında faaliyete geçmesi hedeflenen fabrikayı ‘sıfır emisyon’ ve ‘sıfır atık’ hede- fiyle tasarladıklarını belirten Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, tesiste fosil enerji kaynaklarını tamamen devre dışı bırakarak tam otomasyon sistemiyle üretim gerçekleştire- ceklerinin altını çiziyor. “Bölgesel büyüme hedeflerimizde kritik rol oynayacak” Yeni fabrika yatırımını kapsamlı fizibilite çalışmaları sonucu ha- yata geçirdiklerini söyleyen Gonca Altıntaş, “Fabrikamızın temel- lerini attığımız Polatlı OSB’nin stratejik konumu, lojistik süreçleri verimli bir şekilde yönetmemizi sağlayacak. Bu sayede Türkiye geneline ve Orta Asya ile Kafkasya’daki komşu pazarlara hızlı ve sürdürülebilir erişim sağlayabileceğiz” dedi. Hâlihazırda inşaat aşamasında olan tesisin Trouw Nutrition’ın bölgesel büyüme he- deflerinde kritik bir rol oynayacağına değinen Altıntaş, Türkiye’yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü olarak konum- landıracaklarını belirtti. Türkiye’nin dinamik nüfusunu, stratejik konumunu ve hayvan- cılıktaki güçlü potansiyelini küresel ölçekte önemli avantaj ola- rak gördüklerinin altını çizen Altıntaş, “Tesisimizdeki tüm üretim süreçleri tam otomasyonla yönetilecek. Böylece ürün homo- jenliğini üst seviyeye çıkaracağız. Bu yatırım, Trouw Nutrition’ın Türkiye’ye duyduğu güvenin açık bir göstergesi” diye konuştu. Fosil yakıt kullanımı ortadan kalkıyor Yeni tesisleriyle Türkiye’deki yerli üretimi güçlendirme konu- sunda katkı sağlayacaklarını belirten Altıntaş, “Fabrikamız faali- yete geçtiğinde yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmayacak aynı zamanda dijital çözümler, yapay zekâ destekli sistemler ve ile- ri otomasyon teknolojileriyle Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetimizi güçlendirecek. Tesisimiz, 400 kWp’lik güneş enerjisi santrali, ısı geri kazanım sistemleri ve yüksek verimli HVAC altyapısıyla kendi enerjisini üretecek. Böylece doğalgaz ve dizel gibi fosil yakıtların kullanımını ortadan kaldırarak sıfır toz ve sıfır karbon emisyon hedeflerine katkıda bulunacak” ifadelerini kullandı. Tam otomatik üretim hatlarıyla donatılacak Yeni fabrikalarında Endüstri 4.0 düzeyinde tasarlanmış tam otomatik üretim hatlarının bulunacağını söyleyen Altıntaş, söz- lerini şöyle noktaladı: “Sensörler ve akıllı kontrol üniteleri aracı- lığıyla ham madde akışından paketlemeye kadar tüm süreçleri veri odaklı karar mekanizmalarıyla yöneteceğiz. Fabrikamızdaki MES (Manufacturing Execution System) sistemi, üretim verilerini bulut tabanlı bir ağ üzerinden entegre biçimde izleyerek gerçek zamanlı olarak optimize edecek. Bu sayede formülasyon, stok yönetimi, kalite kontrol ve verimlilik analizleri tek bir platformda yürütülecek; üretimin her adımı ölçülebilir, izlenebilir ve raporla- nabilir hale gelecek. Trouw Nutrition olarak Polatlı’daki yeni te- sisimizle, hayvancılık sektöründe kalite ve sürdürülebilirlik stan- dartlarını yeniden tanımlayacağız.” Trouw Nutrition, Polatlı OSB’deki sıfır emisyonlu fabrikasının temelini attı ADVERTORIAL Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş AB’de gündeme gelen Sanayi Hızlandırma Yasası ve “Made in EU” etiketi tartışmaları, Türkiye makine sanayii açısından stratejik sonuçlar doğurabilecek bir sürece işaret ediyor. Makine İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin AB ile derin entegrasyonunun bu tanıma yansıtılması gerektiğini vurguluyor. 2025’in ilk 11 ayına ilişkin ihracat verileri ise sektörün maliyet baskılarına rağmen değer bazında direncini koruduğunu gösteriyor. The debates surrounding the Industrial Acceleration Act and the “Made in EU” label currently on the EU agenda point to a process that could have strategic implications for Tur- key’s machinery industry. The Machinery Exporters’ Associa- tion emphasizes that Turkey’s deep integration with the EU should be reflected in this definition. Export data for the first 11 months of 2025 show that the sector has maintained its resilience in value terms despite mounting cost pressures. MAİB calls for Turkey to be included in ‘Made in EU’ MAİB: Türkiye ‘Made in EU’ tanımına dâhil edilsin Referring to discussions around the Industrial Acceleration Act, which aims to raise the share of equipment produced in Europe to as much as 70% in certain sectors, Kutlu Karave- lioğlu, President of Turkey’s Machinery Exporters’ Associati- on (MAİB), said the issue should be closely monitored from Turkey’s perspective, stating: “With the awareness that if one pillar of competitiveness is protectionism, the other is cost control, the EU should include Turkey in the ‘Made in EU’ defi- nition as a strategic partner and a Customs Union associate.” According to consolidated data released by MAİB, Turkey’s total machinery exports, including free zones, rose by 0.8% year-on-year to USD 26 billion in the January–November 2025 period. Despite a 6.9% decline in export volumes, the average export price per kilogram holding steady at USD 8.1 supported growth in value terms. In November, exports of food and industrial machinery stood out with a monthly increase of 26.7%, while gains in the German and US markets also drew attention. Conversely, declining capacity utilization rates and the inability to fully pass rising costs onto prices pointed to a weakening of the sector’s pricing power. Thanks to the industrial integration it has built over many years with the EU value chain, European capital-backed pro- duction facilities, and mutual supply relationships, Turkey plays a critical role particularly in machinery and equipment. This structure, developed within the framework of the Cus- toms Union, suggests that excluding Turkey from the “Made in EU” definition could create additional costs for both Euro- pean industry and supply security. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karave- lioğlu, AB içinde bazı sektörlerde ekipmanların Avrupa’da üretilme oranını %70’e kadar çıkarmayı hedefleyen “Sanayi Hızlandırma Yasası” etrafındaki tartışmaların Türkiye açısın- dan yakından izlenmesi gerektiğini belirterek, “Rekabetçili- ğin bir ayağı korumacılıksa bir ayağının da maliyet kontrolü olduğunun bilinciyle; AB’nin stratejik bir partner ve Gümrük Birliği’nin bir ortağı olarak Türkiye’yi de ‘Made in EU’ tanımı- na dahil etmesi gerekiyor.” dedi. MAİB tarafından paylaşılan konsolide verilere göre, 2025’in Ocak–Kasım döneminde Türkiye’nin serbest böl- geler dâhil toplam makine ihracatı geçen yılın aynı döne- mine kıyasla %0,8 artarak 26 milyar dolara ulaştı. İhracat miktarında %6,9’luk gerileme yaşanmasına rağmen, kilog- ram başına ortalama ihracat fiyatının 8,1 dolar seviyesinde kalması değer artışını destekledi. Kasım ayında gıda ve sanayi makineleri ihracatı aylık bazda %26,7 artışla öne çıkarken, Almanya ve ABD pazar- larındaki yükseliş de dikkat çekti. Buna karşılık kapasite kullanım oranlarındaki düşüş ve maliyet artışlarının fiyat- lara yansıtılamaması, sektörün fiyatlama gücünde zayıfla- maya işaret etti. Türkiye, AB değer zinciriyle yıllardır kurduğu sanayi en- tegrasyonu, Avrupa sermayeli üretim tesisleri ve karşılıklı tedarik ilişkileri sayesinde özellikle makine ve ekipman ala- nında kritik bir rol üstleniyor. Gümrük Birliği çerçevesinde gelişen bu yapı, Türkiye’nin “Made in EU” tanımı dışında bı- rakılmasının hem Avrupa sanayisi hem de tedarik güvenliği açısından ilave maliyetler yaratabileceğine işaret ediyor. Kutlu Karavelioğlu
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx