Feed Planet Magazine Issue-Sayı: 27 November/December - Kasım/Aralık 2020

INTERVIEW • RÖPORTAJ 42 FEED PLANET / novemBER - decemBER 2020 • kasım - aralık 2020 doubt. We know that, if they were in nature, this is what they would normally eat, among other things, of course! So you could say, from that perspective, we can even benefit, product-wise, by putting insects into the feed for livestock because you can carry on that narrative to the consumer saying that this animal has received nutrition that is quite natural to it. So that can be used as an upside; and consumer may be more inclined to buy this product (e.g. poul- try fed on insects) - you may also be able to sell your products as slight premium. At least in the West, I could say in Denmark, it is something that consum- ers definitely care about, if you can sell your meat product with a better an animal welfare profile than not, then you capture market shares at least in some part of the market. Then there is the nutritional ben- efit for the animal which is undisputed; and can be the main driver for including insects in feed. So even if you don’t buy into the animal welfare part, many consumers are neutral to this, there is still a nutri- tional incentive. When we move into food, consumer perception becomes very different because then you are ex- posed to the insects in a direct form whereas with feed you are indirectly exposed to the insects. How- ever, as the interview and your magazine are focus- ing on feed, I don’t assume I should say much more about the food part. ceğiz. Ve şüphesiz artan nüfus için daha kaliteli gıdaya ih- tiyacımız olacak. Bazı insanlar gıda üretiminin şu anda ve 2050 yılında dünya nüfusuna yetecek düzeyde olduğunu meselenin bu kaynakları dağıtmak olduğunu öne sürü- yor. Gıdaların bölgeler arasında yeterli düzeyde yeniden dağıtılmasının mümkün olup olmadığı ve bunu yeterince hızlı yapıp yapamayacağımız başka bir mevzu. Muhteme- len hayata geçirmesi o kadar kolay değil, bu karmaşık bir problem. Biyolog olarak benim bakış açıma göre, insanlar ola- rak omnivor olarak evrimleştiğimize inanıyorum. Hem hayvansal hem de bitkisel yiyecekler yeriz. Ancak ata- larımızdan çok daha fazla hayvansal gıda tüketmeye başladık. Yani burada mesele aynı zamanda daha fazla hayvan üretimine gerçekten ihtiyaç olup olmadığıdır. El- bette daha fazla bitkisel gıda tüketmeliyiz. Ancak hayvan- sal gıdalar tüketmekten de utanacak değiliz. Hayvansal ürünlerin tüketimini azaltmaya alışmamız yeterli. Ve sonra kalite hakkında konuşabilirsiniz. Tüketeceğimiz hayvan- sal ürünler olabildiğince kaliteli olmalı. Çünkü onları daha seyrek yiyorsak gerçekten kaliteli olduğundan da emin olmak isteriz. Türkiye'deki durum farklı olabilir ancak Danimarka'nın kırsal kesiminde yaşayan büyükannem ve büyükbabam için sofraya her gün et getirmek söz konusu değildi. An- cak günümüzde, 30'lu ve 40'lı yaşlarındaki insanlar bu- nun norm olmasına alıştı. Yine Türkiye'de nasıl olduğunu bilmiyorum ama Danimarka'da, Kuzey veya Orta Kuzey Avrupa'da ne yiyeceğinizi düşündüğünüzde önce hangi

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx