Feed Planet 87 - June 2026

FEED PLANET • JUNE - HAZİRAN 2026 FEED PLANET • JUNE - HAZİRAN 2026 76 77 ne, and extrusion parameters. Drawing attention to the 10 most common processing mistakes in FFS manufacturing, Riaz stated that shortcomings in cleaning, destoning, and drying processes, combined with the use of worn machinery parts, cause high variation in chemical composition. The expert explained that if the moisture threshold of 10-12% in raw materials is breached, or if ambient oxygen contact triggers chain reactions in fatty acids, the rawmaterial can spoil within hours sho- uld storage temperatures climb above the critical threshold of 70°C. Stating that localized wet spots forming under these conditions accelerate mold and bacterial colonization, Dr. Riaz stressed that regular laboratory and peroxide analyses are es- sential to prevent these risks. Emphasizing that raw material quality directly determines processing performance and final product quality, Dr. Riaz highlighted the speci- fic advantages that U.S. soy offers to the sec- tor. Noting that U.S. soy stands out in the global market due to its homogenous structure, low foreign matter content, and high protein com- position (~44-48% in meal equivalents)—which is particularly critical for full-fat products—the academic reported that these commodities are produced utilizing precision agricultural techno- logies under the U.S. Soy Sustainability Assuran- ce Protocol (SSAP). According to Dr. Riaz’s data, this raw material discipline facilitates process management by ensuring ease of dehulling and high extrusion efficiency, while also optimizing the deactivation of anti-nutritional factors (ANF) like trypsin inhibitors and preserving amino acid digestibility. The speaker pointed out that suboptimal practices, such as adding water af- terward to reduce moisture loss during production or failing to sufficiently cool the final product, directly shorten storage stability. To standardize FFS qua- lity, he recommended es- tablishing a robust quality management system that integrates standard ope- rating procedures (SOPs), regular personnel training, and data-driven analytical decisions. sebep olduğunu belirtti. Hammaddede %10-12 nem sınırının aşılması veya ortamdaki oksijen temasının yağ asitlerinde zincirleme reaksi- yonları tetiklediğini ifade eden uzman; depo- lama sıcaklığının kritik eşik olan 70°C’nin üze- rine çıkması durumunda ise hammaddenin saatler içinde bozulabileceği uyarısında bu- lundu. Bu duruma bağlı olarak oluşacak yerel ıslak bölgelerin mantar ve bakteri kolonizas- yonunu artıracağını hatırlatan Dr. Riaz, riskle- rin önüne geçmek için düzenli laboratuvar ve peroksit analizlerinin şart olduğunu vurguladı. İşleme performansında hammadde kalite- sinin son ürünü doğrudan belirlediğini ifade eden Dr. Riaz, sunumunda ABD menşeili so- yanın sektöre sunduğu spesifik avantajlara da değindi. ABD soyasının küresel pazarda ho- mojen yapısı, düşük yabancı madde oranı ve özellikle tam yağlı ürünler için kritik olan yük- sek protein kompozisyonu (~%44-48) ile öne çıktığını belirten akademisyen; bu ürünlerin hassas tarım teknolojileri ve ABD Soya Sürdü- rülebilirlik Güvencesi Protokolü (SSAP) kapsa- mında üretildiğini aktardı. Dr. Riaz’ın verileri- ne göre, bu hammadde disiplini fabrikalarda kabuk soyma kolaylığı ve yüksek ekstrüzyon verimliliği sağlarken, tripsin inhibitörleri gibi antinutrisyonel faktörlerin (ANF) deaktivasyo- nunda ve amino asit sindirilebilirliğinin korun- masında da proses yönetimini kolaylaştırıyor. Üretimde nem kaybını azaltmak adına son- radan su eklenmesi veya son ürünün yetersiz soğutulması gibi suboptimal uygulamaların ürü- nün depolama stabilitesini doğrudan kısalttığı- na işaret eden konuşmacı; FFS kalitesini standartlaş- tırmak adına standart ope- rasyon prosedürlerinin (SOP), düzenli personel eğitimlerinin ve analitik verilere dayalı kararların entegre edildiği güçlü bir kalite yönetim sisteminin kurulmasını öneriyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR YEM FORMÜLASYO- NUNDA ORİJİN ETKİSİ VE RASYON İSTİKRARI USSEC’ten monogast- rik besleme uzmanı Kees Geerse, gerçekleştirdiği tions as the fundamental factors determining soybean quality, Fondevila noted that while tropical production areas near the equator (such as Brazil) yield higher crude protein and oil due to high temperatures and humidity, they carry significant quality risks due to delayed harvests and drying errors. Historical data shared during the presentation indicated that the percentage of damaged beans stands at 5.92% for Brazilian soy, compared to just 1.18% for U.S. soybeans. Arguing that the standard crude protein calculation (CP = N x 6.25) does not fully reflect amino acid efficiency in tropical soy and can lead to an illusion, the aca- demic noted that U.S. soy grown in temperate climates, with hig- her sucrose content (5.86% versus 4.64%) and a lower oleic acid profile, provides a statistically more robust, more digestible and higher energy-potential nutritional profile for diet formulation. Fondevila emphasized that technical differences between ambient air drying and wood-fire drying during the post-harvest phase directly impact product quality, adding that transit delays in port logistics can drive damaged bean rates from around 1.3% up to 11.1% at destination ports. Reminding the audience that visual inspections alone are insufficient for quality control processes and that protein quality indicators (PQI) such as oleic acidity, peroxide value, and urease activity must be meticulo- usly analyzed, the speaker added that production carried out without knowing the geographical history and laboratory para- meters of the original bean at rawmaterial reception cannot gu- arantee the final product’s nutritional value or the formulation’s success. RAW MATERIAL CRITERIA AND EXTRUSION OPTIMIZATION IN FULL-FAT SOYBEAN PRODUCTION Dr. Mian N. Riaz from Texas A&M University analyzed the for- mula for achieving sustainable quality in full-fat soybean (FFS) production through raw material management, storage discipli- soyalarda hasarlı dane oranı %5,92 iken, ABD soyasında bu oranın %1,18’de kaldığı ifade edildi. Standart ham protein hesaplamasının (CP = N x 6,25) tropikal soyalardaki amino asit verimliliğini tam yansıtmadığını ve bir yanılsamaya yol açabileceğini kaydeden akademisyen; ılıman iklimde yeti- şen ABD soyasının daha yüksek sükroz (%5,86’ya %4,64) ve daha düşük oleik asitlik derecesi ile rasyon optimizas- yonunda istatistiksel olarak çok daha güvenli, daha yüksek enerjili ve sindirilebilir bir besinsel profil sunduğunu belirtti. Hasat sonrası süreçte açık havada kurutma ile odun yakarak kurutma arasındaki teknik farkların ürün kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Fondevila, liman lojistiğinde- ki bekleme sürelerinin de hasarlı dane oranını %1,3’lerden varış limanlarında %11,1’e kadar tırmandırabildiğini vurguladı. Kalite kontrol süreçlerinde sadece görsel analizlerin yeterli olmadığını; oleik asitlik, peroksit indeksi ve üreaz aktivitesi gibi protein kalitesi göstergelerinin (PQI) titizlikle incelen- mesi gerektiğini hatırlatan konuşmacı; hammadde kabul aşamasında orijinal fasulyenin coğrafi geçmişi ve labora- tuvar parametreleri bilinmeden yapılacak bir üretimin, son üründeki besinsel değeri ve rasyon başarısını garanti ede- meyeceğini sözlerine ekledi. TAM YAĞLI SOYA ÜRETİMİNDE HAMMADDE KRİTERLERİ VE EKSTRÜZYON OPTİMİZASYONU Texas A&M Üniversitesi’nden Dr. Mian N. Riaz, gerçekleş- tirdiği sunumlarda tam yağlı soya (FFS) üretiminde sürdürü- lebilir kaliteyi yakalamanın formülünü; hammadde yönetimi, depolama disiplini ve ekstrüzyon parametreleri üzerinden analiz etti. FFS üretiminde en sık yapılan 10 işleme hatasına dikkat çeken Riaz; temizleme, taş ayıklama ve kurutma sü- reçlerindeki eksikliklerin yanı sıra aşınmış yedek parçaların kullanımının kimyasal kompozisyonda yüksek varyasyona Kees Geerse USSEC Consultant Guillermo Fondevila Universidad Politécnica de Madrid (UPM) Mian N. Riaz Texas A&M University Arpad Zsok Bestmix Software

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx