Feed Planet 87 - June 2026
FEED PLANET • JUNE - HAZİRAN 2026 FEED PLANET • JUNE - HAZİRAN 2026 78 79 which has rapidly captured the industry’s attention in recent ye- ars. Zsok, a seasoned expert from Bestmix Software, stated that static nutrient matrices in traditional formulation fail to capture quality fluctuations based on raw material origin and location. Explaining that AI algorithms can analyze this variability to ge- nerate dynamic baseline models that break formulation biases, Zsok emphasized that the critical threshold for success lies in data quality. According to pilot project data shared during the presentation, predictive models that record a 40% accuracy rate when running on raw data reach an 80% accuracy rate wit- hout requiring additional coding once animal species, product category, and process type are correctly labeled (data labeling). It was noted that by establishing this data discipline, artificial intelligence will position itself not as a replacement for nutri- tionists or plant operators, but as a “co-pilot” that safeguards corporate memory and reduces operational risks. The presentation outlined how algorithmic guidance pro- vided by AI on the production and quality control fronts can standardize line management, moving it away from reliance on operators’ personal gut feelings. Stating that the system achi- eved a high model accuracy of 92% (R2 = 0.92) in moisture content prediction, the speaker shared data demonstrating a net reduction of up to 10% in start-up waste, 33% in production scrap, and 50% in moisture fluctuations. It was emphasized that artificial intelligence is not a theory for the distant future, but is already active in the field today for initial recipe estimation in formulation, extrusion optimization in production, and predic- tive management in quality control. Asserting that a factory’s greatest competitive advantage is its own data, the expert concluded that human oversight and data quality must remain at the center in line with the core principle of “garbage in, gar- bage out,” and recommended that the first step in digitalization should be taken through a single pilot project offering a clear return on investment (ROI). üzerine çeken yapay zekâ konulu sunumu oldu. Bestmix Software’in tecrübeli ismi Zsok, geleneksel formülasyon- daki statik besin tablolarının, hammaddelerdeki orijin ve lokasyon bazlı kalite dalgalanmalarını yakalayamadığını be- lirtti. AI algoritmalarının bu değişkenlikleri analiz ederek ras- yon yazımında ezberleri kıran dinamik başlangıç modelleri üretebildiğini belirten Zsok, sürecin başarısında kritik eşiğin ise veri kalitesinde yattığının altını çizdi. Sunumda paylaşı- lan pilot proje verilerine göre, ham verilerle çalışıldığında %40 isabet kaydeden tahminleme modelleri; hayvan türü, ürün kategorisi ve proses tipi doğru etiketlendiğinde (data labeling) ek bir kodlamaya gerek kalmaksızın %80 doğruluk oranına ulaşıyor. Bu veri disiplininin sağlanması ile birlikte yapay zekânın rasyon uzmanlarının veya hat operatörlerinin yerini alacak bir ikame değil, kurumsal hafızayı koruyan ve operasyonel riskleri azaltan bir “yardımcı pilot” olarak ko- numlanacağına dikkat çekiliyor. Sunum kapsamında, işin üretim ve kalite kontrol ayağında yapay zekâ vasıtasıyla gelen algoritmik rehberliğin, opera- törlerin kişisel hissiyatlarına (gut feeling) dayalı hat yönetimini standardize edebileceği anlatıldı. Nem içeriği tahminleme- sinde %92 (R2 = 0,92) gibi yüksek bir model isabeti yakaladı- ğını belirten konuşmacı; bu sistem sayesinde start-up firele- rinde %10, üretim atıklarında %33 ve nem dalgalanmalarında %50’ye varan net düşüş bilgisini verdi. Yapay zekânın gele- cek dönemlerin teorisi değil; bugün formülasyonda başlan- gıç reçetesi tahmini, üretimde ekstrüzyon optimizasyonu ve kalite kontrolde öngörülü yönetim olarak sahada zaten aktif olduğu vurgulandı. Fabrikaların en büyük rekabet avantajının kendi verileri olduğunu ifade eden uzman, “döküntü girer, döküntü çıkar” (garbage in, garbage out) temel prensibi ge- reği insan gözetiminin ve veri kalitesinin merkezde kalması gerektiğini, dijitalleşmede ilk adımın ise net bir yatırım getirisi (ROI) sunan tek bir pilot projeyle atılmasını öneriyor. ORIGIN IMPACT AND DIET STABILITY IN SUSTAINABLE FEED FORMULATION In his first presentation, USSEC consultant and monogast- ric nutritionist Kees Geerse analyzed the future of the feed industry beyond the constraints of least-cost formulation, anc- horing it on least-impact environmental criteria and operational predictability. Citing the GFLI 3.0 database issued in January 2026, Geerse noted that feed production accounts for 45% of the global carbon footprint of livestock, and asserted that choo- sing the right origin, rather than eliminating soybean meal from formulas, is the real solution. The expert stated that when land use change (LUC) and drying technology criteria are included, preferring U.S. soy over Brazilian options reduces carbon emis- sions by 25% to 40% in poultry meat production and by 28% in egg production, noting that U.S. soy delivers the lowest CO2 emissions per unit of crude protein. Geerse underscored that while ensuring overall supply chain sustainability, purchasing, formulation, and quality control (QC) departments must operate via a centralized data platform rat- her than working through discon- nected Excel files. Addressing precision nutrition and laboratory optimization in his second presentation, Geerse chal- lenged certain conventional as- sumptions in the industry, claiming that while NIRS technology is an excellent tool for controlling raw material variability and validating suppliers, adjusting diets cons- tantly based on every instantane- ous analysis disrupts predictability in biological performance. Pointing out that frequent diet changes lead to adaptation stress in animals and that the cheapest formula on pa- per can cause hidden losses in the field, the speaker reminded the audience that a chain is only as strong as its weakest link, emphasizing that data gaps between departments undermine operational success. The ex- pert added that shifting from the traditional AMEn approach for poultry to standardized AMEs and ultimately Net Energy (NE) systems will improve formulation accuracy. He concluded that a successful feed mill operation is not one that constantly reacts to short-term financial fluctuations, but a teamwork effort that preserves biological stability and long-term profitability through standard operating procedures (SOPs) and integrated automa- tion interfaces “ARTIFICIAL INTELLIGENCE IS A CO-PILOT, NOT A THREAT TO EXPERTS” Another critical highlight of the event was the presentation on artificial intelligence by software consultant Arpad Zsok, sunumlardan ilkinde yem endüstrisinin geleceğini en dü- şük maliyet kıskacından çıkarıp, en düşük çevresel etki ve operasyonel öngörülebilirlik zemininde analiz etti. Ocak 2026’da yayımlanan GFLI 3.0 veri tabanına atıfta buluna- rak yem üretiminin küresel hayvancılık karbon ayak izinin %45’ini oluşturduğunu belirten Geerse, formülasyondan soyayı tamamen çıkarmanın bir çözüm olmadığını, asıl be- lirleyici unsurun coğrafi orijin olduğunu anlattı. Araştırma verilerine göre, arazi kullanım değişimi (LUC) ve kurutma teknolojileri kriterleri dikkate alındığında, Brezilya menşe- li soya yerine ABD soyasının tercih edilmesinin kanatlı eti üretiminde karbon salınımını %25 ila %40, yumurta üreti- minde ise %28 oranında azalttığını ifade eden uzman; ham protein başına en düşük CO2 emisyonunu ABD soyasının sunduğunu kaydetti. Geerse, tedarik zincirinde sürdürüle- bilirlik bütünü sağlanırken satın alma, formülasyon ve kalite kontrol (QC) departmanlarının kopuk Excel dosyaları yerine merkezi bir veri platformu üzerinden entegre çalışması ge- rektiğinin altını çizdi. İşin hassas besleme ve labo- ratuvar optimizasyonu boyutunu ele aldığı diğer sunumunda ise endüstrideki bazı ezberleri sor- gulayan Geerse, NIR teknoloji- sinin hammadde değişkenliğini kontrol etmek ve tedarikçi doğ- rulamak için mükemmel bir araç olduğunu ancak her anlık analize göre sürekli rasyon değiştirme- nin biyolojik performansta ön- görülebilirliği bozduğunu iddia etti. Sık rasyon değişikliklerinin hayvanlarda adaptasyon stresine yol açtığını ve kâğıt üzerinde en ucuz görünen formülün sahada gizli kayıplara sebep olabileceği- ni belirten konuşmacı; bir zincirin ancak en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu hatırlatarak, departmanlar arası veri kopukluklarının operasyonel başarı- yı baltaladığını vurguladı. Enerji değerlendirmesinde kanat- lılar için geleneksel AMEn yaklaşımından, standartlaştırılmış AMEs ve nihayetinde Net Enerji (NE) sistemlerine geçişin formülasyon doğruluğunu artıracağını ifade eden uzman; başarılı bir yem fabrikası operasyonunun anlık finansal dal- galanmalara sürekli reaksiyon veren değil, standart operas- yon prosedürleri (SOP) ve entegre otomasyon arayüzleri ile biyolojik stabiliteyi ve uzun vadeli kârlılığı koruyan bir takım çalışması olduğunu sözlerine ekledi. “YAPAY ZEKÂ UZMANLAR İÇİN TEHDİT DEĞİL YARDIMCI PİLOT” Etkinliğin bir diğer önemli bölümü ise yazılım danışmanı Arpad Zsok’un son yıllarda endüstrinin dikkatini bir anda
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx