Feed Planet Magazine Issue-Sayı: 27 November/December - Kasım/Aralık 2020
INTERVIEW • RÖPORTAJ 45 FEED PLANET / novemBER - decemBER 2020 • kasım - aralık 2020 stance, in Denmark, one of the biggest meat produc- ers – Danish Crown – are working on a MEAT2030 strategy - it is a publicly disseminated strategy likely better known in Denmark, then in Turkey. Neverthe- less, in their strategy, there is a lot of focus on sus- tainability and a lot of focus on ‘we do not neces- sarily need to produce more meat, but we need to produce better meat’. And people will eat less meat. So it will balance. What you pay extra for meat will balance with what you will use (less) in the future. You just need to get approximately hundred grams per week, but a good hundred. You get 300 grams per day at present. And as livestock production has a relative high climate and environmental impact this causes problems – when our consumption of meat is high. But if our consumption is in balance with our nutritional needs, it will be easier to ensure sustain- ability. I know this is starting to become an almost political answer, so I leave it up to you take from this what you think of relevance to the article. Regional and global trends will eventually move in similar direction, e.g. meat consumption going down in Northern Central Europe is also something we need to look out for in the future. This will eventually be part of a global trend that will make livestock pro- duction decline at some point and likely decline to a level where it is in more balance with our nutritional needs and planetary resources. Coronavirus process caused many shocking effects on different rings of the value chain and increased the concerns about the feed security. After this global pandemic experience, what kind of a role do you think insect feed may play in terms of feed security? Indeed, it has been a ‘black swan event’ re- garding the corona virus in many different sectors and also something that has raised concerns in the food/feed sector(s). Although insects are an- imals, they are invertebrates - and from an evo- lutionary and biological perspective they are very distant from vertebrate animals like fish, poultry, pigs and humans for that matter. Because of this biological divergence, there is no evidence of transmission of zoonotic diseases (e.g. viruses and bacteria) between insects, livestock, and humans. Hence, there is little risk of insect farm- ing being affected negatively by corona virus – at least considering the production animals. It is therefore likely that insects can support feed and food security in a positive way providing robust- ness to the supply chain. te insan diyetinin bir parçası olacak. Ancak böceklerden bahsettiğimizde, aslında şu anda mini çiftlik hayvanı veya yeni üretim hayvanları olarak kabul edilen birçok farklı tür- den bahsediyoruz. Ve iş açısından bakıldığında, şu anda onları yem amaçlı üretmek çok maliyetli ve birçoğunun gelecekte de yem için üretilmesi çok pahalı olacak gibi görünüyor. Burada örneğin çekirge ve cırcır böcekle- rini düşünüyorum. Diğer türler ise hem gıdada hem de yemde rol oynayacaktır. Örneğin, halk arasında böcek larvaları veya un kurdu olarak bilinen türler. Ve sonra, kara asker sineği gibi, şu anda ve yıllarca yem sektörüne hâkim olacak böcekler olacak. Bu böceklerden bazıları yem sektörünün büyük bir parçası olacak. Kara asker sinekleri ve bir dereceye kadar un kurtları ve gıda sektö- ründe de un kurtları da cırcır böcekleri ve çekirgeler gibi muhtemelen daha büyük bir rol oynayacak. Yine zama- nında anlık duruma baktığımızda, şu anda birçok insan kültürel olarak bütün halindeki böcekleri yemeye karşı çı- kıyor. Danimarka'da gördüğümüz trendlere baktığımızda, yaklaşık on yıl içinde, bütün böcekleri wok veya makarna tabağında yemenin kültürel olarak anormal görülmeye- ceğini iddia ediyorum. Bu aynı zamanda, daha önce de yaşandığı gibi insanların yeni gıdalarla yemek yapmayı öğrenmesi meselesidir. 20 yıldan az bir süre önce, suşi, Avrupa'nın diğer bölgelerinde olduğu gibi Danimarka'da da yaygın değildi. Dolayısıyla kültürel olarak, küresel gün- dem ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve iklim krizi vb. nedeniyle, yeni nesilleri, Y kuşağını, mevcut yetişkin nesil- den (babaları ve anneleri) farklı seçimler yapmayı benim- seyen birçok güçlü itici güç var. Bu, bazı şeylerin on, yirmi ya da otuz yıl önceki hâlleri kadar bugünden farklı olacak olan gıda tüketim alışkanlıklarında kültürel değişiklikleri kolaylaştıracaktır. Bu dinamik bir süreç. Koronavirüs süreci, değer zincirinin farklı halka- ları üzerinde pek çok sarsıcı etkiye neden oldu ve yem güvenliği ile ilgili endişeler artırdı. Bu küresel pandemi deneyiminden sonra, böcek yeminin yem güvenliği açısından nasıl bir rol oynayabileceğini düşünüyorsunuz? Gerçekten de, birçok farklı sektörde koronavirüs ile ilgili bir 'kara kuğu vakası' oldu ve ayrıca gıda ve yem sektör- lerini endişelendiren bir vaka oldu. Böcekler hayvan olma- larına rağmen omurgasızdırlar ve biyolojik açıdan balık, kanatlı hayvanlar ve insanlar gibi omurgalı hayvanlardan çok uzaktırlar. Bu biyolojik farklılık nedeniyle böcekler, çiftlik hayvanları ve insanlar arasında zoonotik hastalık- ların (örn. Virüsler ve bakteriler) bulaştığına dair bir kanıt yoktur. Dolayısıyla, böcek yetiştiriciliğinin koronavirüsten olumsuz etkilenme riski çok az - en azından üretim hay- vanları göz önüne alındığında. Bu nedenle tedarik zinci- rine zindelik sağlayan böceklerin yem ve gıda güvenliğini olumlu bir şekilde etkileyeceğini düşünüyorum.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx