Feed Planet 84 - March 2026

FEED PLANET • MARCH - MART 2026 FEED PLANET • MARCH - MART 2026 70 71 Several National and State level Poultry Associations in a recent communication to Shri Rajiv Ranjan Singh, Union Minister of Animal Husbandry, Dairying and Fisheries, Go- vernment of India, has raised concern about availability and rising price of soybean meal in the country which pose risk to poultry production. The sector fears a crisis, which can severely affect livestock production and consumer prices. With nearly seven months until the next harvest of domestic soybean products, sustaining poultry production at viable cost will be difficult, directly impacting egg and chicken pri- ces and overall inflation. Even maize prices have witnessed volatility as demand for the grain is rising not only because of rise in animal feed demand but also its being used for making ethanol and other industrial use. India’s population is around 1.4 billion and is projected to be approximately 1.53 billion by 2047. This increase in population directly correlates with the higher demand for food including eggs and chicken. Per capita poultry meat and eggs are expected to be 15 kg and 200 eggs annu- ally by 2047. Around 38 million tonne (MT) of broiler feed and 34 MT of layer feed will be required in 2047. At 30% penetration rate, cattle feed requirement will be around 90 MT in 2047. Fish and shrimp feed required will be around 7 MT in 2047. Ensuring sustainable feed supplies in co- ming years would be a key challenge for the sector. By ensuring cost-effective supply of animal feed ingredients, the government can directly address the challenge of feed inflation. This will not only stabilize production costs for poultry, dairy and aqua farmers but shall also ensure that high-quality protein remains affordable for the consumers. The interim deal with the US provides a window of opportunity for allowing feed ingredients imports which is expected to boost the sustainable growth of the India’s poultry sector in the coming years. Ulusal ve eyalet düzeyindeki çeşitli Kanatlı Birlikleri, Hin- distan Hükümeti Hayvancılık, Süt Ürünleri ve Su Ürünleri Bakanı Sayın Rajiv Ranjan Singh’e yakın zamanda ilettikleri yazıda, ülkedeki soya küspesi arzı ve artan fiyatlar konusun- daki endişelerini dile getirmiş ve bunun kanatlı üretimi açı- sından risk oluşturduğunu vurgulamıştır. Sektör, hayvansal üretimi ve tüketici fiyatlarını ciddi şekilde etkileyebilecek bir kriz ihtimalinden kaygı duymaktadır. Yerli soya ürünlerinin bir sonraki hasadına yaklaşık yedi ay bulunması sebebiyle, kanatlı üretiminin sürdürülebilir maliyetlerle devam ettirilme- si güçleşecek, bu durum doğrudan yumurta ve tavuk fiyatla- rını ve genel enflasyonu etkileyecektir. Ayrıca, mısır fiyatları sadece yem talebindeki artış sebebiyle değil, aynı zamanda etanol üretimi ve diğer endüstriyel kullanımlar sebebiyle ar- tan talep sebebiyle de dalgalanma göstermektedir. Hindistan’ın nüfusu yaklaşık 1,4 milyar olup 2047 yılına ka- dar yaklaşık 1,53 milyara ulaşması beklenmektedir. Nüfus ar- tışı, yumurta ve tavuk eti dâhil olmak üzere gıda talebindeki yükselişle doğrudan ilişkilidir. 2047 yılına kadar kişi başına kanatlı eti tüketiminin 15 kg, yumurta tüketiminin ise yıllık 200 adet olması öngörülmektedir. 2047’de yaklaşık 38 mil- yon ton broyler yemi ve 34 milyon ton yumurtacı yemi gere- kecektir. %30 penetrasyon oranında, 2047 yılında büyükbaş yem ihtiyacı yaklaşık 90 milyon ton olacaktır. 2047’de balık ve karides yemi ihtiyacının ise yaklaşık 7 milyon ton olma- sı beklenmektedir. Önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir yem arzının güvence altına alınması sektör için temel bir zorluk olacaktır. Hayvan yemi hammaddelerinin maliyet etkin şe- kilde temin edilmesiyle hükümet, yem enflasyonu sorununa doğrudan müdahale edebilir. Bu durum yalnızca kanatlı, süt ve su ürünleri üreticilerinin maliyetlerini istikrara kavuştur- makla kalmayacak, aynı zamanda yüksek kaliteli proteinin tüketiciler için erişilebilir durumda kalmasını sağlayacaktır. ABD ile yapılan geçici anlaşma, yem hammaddesi ithalatına imkân tanıyan bir fırsat penceresi sunmakta ve bunun önü- müzdeki yıllarda Hindistan kanatlı sektörünün sürdürülebilir büyümesini desteklemesi beklenmektedir. of energy sources like maize and protein sources like soy- meal often fall short of growing demand of the poultry, dairy and fisheries sector. Domestic feed supply is increasingly constrained by limited arable land and productivity gaps. The feed costs constitute 60% to 65% of the cost of the pro- duction of the animal husbandry sector any volatility in the feed prices lead to rise in cost of production and subsequ- ent rise in prices. Thus, feed imports, especially of reduced or zero duty imports of soybeans / soybean meal and ma- ize, can help bridge the demand-supply gap. Imports from established origins such as US soy can provide consistent, high-quality protein during periods of domestic tightness. When used judiciously, imported soy can help smooth feed costs, improve formulation consistency, and enable feed manufacturers to meet the quality benchmarks demanded by large integrators and processors. With increase in income and urbanisation as demand for dairy and poultry products increases, according the United States Department of Agriculture (USDA) in its report titled ‘The Growing Demand for Animal Products and Feed in In- dia’ has stated that at the current growth in the productivity of maize and soybean, would not be able to meet rising de- mand of feed. Feed demand is projected to grow faster than domestic supply, making large scale imports necessary by the early 2030s. “By ensuring a timely and cost-effective supply of these essential feed ingredients, the government is directly addressing the challenge of feed inflation. This will not only stabilise production costs for farmers but also ensure that high-quality protein remains affordable.” lenmektedir. Mısır gibi enerji kaynakları ve soya küspesi gibi protein kaynaklarının yerli üretimi, kanatlı, süt ürünleri ve su ürünleri sektörlerinin artan talebini çoğu zaman karşılayama- maktadır. Sınırlı ekilebilir arazi ve verimlilik açıkları sebebiyle yerli yem arzı giderek daha fazla kısıtlanmaktadır. Yem ma- liyetleri, hayvancılık sektöründeki üretim maliyetlerinin %60 ila %65’ini oluşturmaktadır. Dolayısıyla yem fiyatlarındaki her dalgalanma üretim maliyetlerini ve buna bağlı olarak fiyatları artırmaktadır. Bu sebeple, özellikle soya fasulyesi/soya küs- pesi ve mısırda düşük ya da sıfır gümrükle yapılacak ithalat, arz açığının kapatılmasına yardımcı olabilir. ABD soyası gibi köklü menşelerden yapılacak ithalat, yurt içi arzın daraldı- ğı dönemlerde tutarlı ve yüksek kaliteli protein sağlayabilir. Doğru şekilde kullanıldığında ithal soya, yem maliyetlerindeki oynaklığı azaltabilir, formülasyon tutarlılığını iyileştirebilir ve yem üreticilerinin büyük entegre firmalar ile işleyicilerin talep ettiği kalite standartlarını karşılamasına imkân tanıyabilir. Gelir artışı ve kentleşmeyle birlikte süt ve kanatlı ürünlerine talep yükselirken, Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı (USDA), “Hindistan’da Hayvansal Ürün ve Yem Talebindeki Ar- tış” başlıklı raporunda, mısır ve soya verimliliğindeki mevcut bü- yüme hızının artan yem talebini karşılamaya yeterli olmayaca- ğını belirtmiştir. Yem talebinin yerli arzdan daha hızlı artması ve 2030’ların başında büyük ölçekli ithalat gerektirmesi öngörül- mektedir. “Bu temel yem girdilerinin zamanında ve maliyet etkin şekilde temin edilmesiyle hükümet, yem enflasyonu sorununa doğrudan müdahale etmektedir. Bu durum yalnızca üreticilerin maliyetlerini istikrara kavuşturmakla kalmayacak, aynı zamanda yüksek kaliteli proteinin erişilebilir kalmasını sağlayacaktır.” SPECIAL COVER • ÖZEL DOSYA SPECIAL COVER • ÖZEL DOSYA

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx