Feed Planet 88 - Temmuz 2026
FEED PLANET • JULY - TEMMUZ 2026 FEED PLANET • JULY - TEMMUZ 2026 70 71 SPECIAL COVER • ÖZEL DOSYA SPECIAL COVER • ÖZEL DOSYA However, Döring also shared a major, overlooked industrial success story born out of Europe’s push to reduce its histo- rical dependence on imported soybean meal: the massive scale-up of domestic rapeseed meal and sunflower meal. Driven by the biodiesel boom and processing innovati- ons, crushers have successfully minimised anti-nutritional factors and fibre. “Fifteen years ago, rapeseed meal was strictly restricted to ruminants due to palatability limitations. Today, it is a staple in monogastric feeding,” Döring stated. Furthermore, recent refinements have elevated sunflower meal quality to a point where it easily enters sensitive po- ultry formulations. Reacting to this, the Kanaş raised a critical point regar- ding how these ingredients are framed in industrial disco- urse. “Naming is very important,” Kanaş intervened. “When we hear these raw materials labelled as ‘alternatives,’ it misleads the market. Instead of ‘alternative raw materials,’ classifying them as ‘complementary raw materi- als’ is a far more accurate and professional approach.” Döring agreed but concluded with a warning about a competiti- veness paradox. While Brussels mandates carbon reduction and methane-mitigating tech- nologies (like the innovative additive), it places heavy finan- cial pressures on local farmers. This has sparked fierce debate over whether the EU may simply export its environmental footp- rint while importing food from less- regulated regions. VOLUMETRIC GROWTH AND BIOSAFETY WALLS IN THE TURKISH FEED SECTOR Representing the industrial front, Cem Taşkaldıran, Board Member of Ofis Yem, presented a data-driven projection of Turkey’s compound feed market, addressing the structu- ral challenges and future expectations facing a sector with high growth potential. Taşkaldıran revealed that between 2015 and 2025, Turkey’s feed production grew by an impressive 50%, rising from 20 million tonnes to 30.7 million tonnes, consistently outpacing the global average growth rate. This performance secures Turkey a 2.1% share in the global feed market, which reached 1.444 billion tonnes in 2025 (with a 2.9% annual increase). Ac- ross Europe, Turkey shares the leading league with industrial giants such as Spain (28 million tonnes), Germany (21 million tonnes), and France (19 million tonnes). tic demographics show a sharp contraction, with fertility rates dropping from 2.4 to 1.4, well below the 2.1 replacement thres- hold. On the other hand, Nonay pointed out that Turkey pos- sesses a unique “geopolitical hedge” through its booming tourism sector and its ability to supply neighboring regions during structural deficits. Looking long-term, however, he no- ted that the global center of gravity is moving southward: “By 2050, one out of every four people on earth will reside in Af- rica,” reshaping the destination maps for global grain trading. BRUSSELS’ GREEN WALLS AND THE ‘COMPLEMENTARY’ RAW MATERIALS Shifting the lens to regional policy, Alexander Döring, Secretary General of FEFAC, broke down the European Union’s evolving approach to food security. Döring explai- ned that Brussels has transitioned from pure environmental idealism to a pragmatic trade philosophy known as “Open Strategic Autonomy.” The EU is increasingly using its massi- ve consumer market to set global sustainability standards, making access to the single market conditional upon comp- liance with European ecological benchmarks. At the heart of this shift is the EU Deforestation Regulati- on (EUDR). Döring described the EUDR as a structural de- parture from traditional chain of custody solutions, deman- ding complete geo-localization down to the specific plot of land where crops like soy are grown. “It acts as a de facto non-tariff trade barrier,” he noted, meaning that internatio- nal suppliers failing to provide verifiable traceability back to the soy field face exclusion from European ports. arazinin parsel bazında tam coğrafi konumunun (geo-locali- zation) belgelenmesini talep ettiğini belirtti. “Bu yönetmelik de facto bir tarife dışı ticaret engeli işlevi görüyor,” diyen Döring, soya tarlasına kadar doğrulanabilir bir izlenebilirlik sağlayamayan uluslararası tedarikçilerin Avrupa limanların- dan men edilme riskiyle karşı karşıya kalacağını kaydetti. Bununla birlikteDöring, Avrupa’nın ithal soya küspesine olan tarihsel bağımlılığını azaltma hamlesinden doğan ve büyük öl- çüde gözden kaçan büyük bir endüstriyel başarı hikayesini de paylaştı: yerli kanola küspesi ve ayçiçeği küspesi kullanımının muazzam ölçekte artması. Biyodizel hamlesi ve işleme tekno- lojilerindeki inovasyonlar sayesinde, kırmacılar antinütrisyonel (beslenmeyi engelleyici) faktörleri ve lifi başarıyla minimuma indirdi. Döring, “On beş yıl önce kanola küspesi, lezzet kısıtla- maları sebebiyle kesin surette ruminant rasyonlarıyla sınırlıydı. Bugün ise tek midelilerin (monogastrik) beslenmesinin temel unsurlarından biri haline geldi,” dedi. Ayrıca, son dönemdeki geliştirmeler ayçiçeği küspesinin kalitesini, hassas kanatlı ras- yonlarına rahatça girebileceği bir seviyeye yükseltti. Buna istinaden Moderatör Kanaş, bu bileşenlerin endüstriyel söylemde na- sıl çerçevelendiğine dair kritik bir noktaya değindi. “İsimlendirme çok önemlidir,” diyerek araya gi- ren Kanaş, “Bu hammaddelerin ‘alternatif’ olarak adlandırıldığını duyduğumuzda, bu durum piya- sayı yanlış yönlendiriyor. Bunları ‘alternatif hammaddeler’ yerine ‘tamamlayıcı hammaddeler’ olarak sınıflandırmak çok daha doğru ve profesyonel bir yaklaşım olabilir.” dedi. Döring bu yaklaşıma katıldı ancak bir rekabet gücü paradoksuna dair uyarıda bulu- narak sözlerini tamamladı: Brüksel, karbon azaltımı- nı ve metan azaltıcı teknolojileri (yenilikçi katkı maddeleri gibi) zorunlu kılarken, yerel çiftçiler üzerinde ağır bir finansal baskı oluşturuyor. Bu durum, AB’nin kendi çevre ayak izini ihraç ederken, daha az regüle edilen bölgelerden gıda ithal edip etmediği konusunda sert tartışmaları tetikliyor. TÜRK YEM SEKTÖRÜNDEKİ HACİMSEL BÜYÜME VE BİYOGÜVENLİK DUVARLARI Endüstriyel cepheyi temsilen Ofis Yem Yönetim Kurulu Üyesi Cem Taşkaldıran, Türkiye’nin karma yem pazarına dair verilere dayalı bir projeksiyon sunarak, yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörün karşı karşıya olduğu yapısal zorlukları ve geleceğe yönelik beklentileri ele aldı. Taşkaldıran, 2015 ile 2025 yılları arasında Türkiye’nin yem üretiminin %50 gibi etkileyici bir oranda büyüyerek 20 mil- kınlığın hayatta kalma şartını dikte ettiğini ileri sürdü. Türkiye gibi kıtalararası bir merkez için iki farklı gerçeklik sundu: Bir yandan, yurt içi demografik veriler keskin bir daralmaya işaret ediyor ve doğurganlık hızının 2,4’ten 1,4’e gerilediğini göste- riyor; bu da 2,1 olan nüfus yenilenme eşiğinin oldukça altın- da. Diğer yandan Nonay, Türkiye’nin patlama yapan turizm sektörü ve yapısal açıklar sırasında komşu bölgeleri besleye- bilme kabiliyeti sayesinde benzersiz bir “jeopolitik avantaja” (geopolitical hedge) sahip olduğuna dikkat çekti. Ancak uzun vadeli bakıldığında, küresel çekim merkezinin güneye kay- dığını belirtti: “2050 yılına gelindiğinde, dünyadaki her dört kişiden biri Afrika’da yaşayacak,” ve bu durum küresel tahıl ticaretinin hedef haritalarını yeniden şekillendirecek. BRÜKSEL’İN YEŞİL DUVARLARI VE ‘TAMAMLAYICI’ HAMMADDELER Merceği bölgesel politikalara çeviren FEFAC Genel Sek- reteri Alexander Döring, Avrupa Birliği’nin gıda güvenliğine yönelik evrilen yaklaşımını masaya yatırdı. Döring, Brüksel’in saf bir çevresel idealizmden, “Açık Stratejik Özerklik” (Open Strategic Autonomy) olarak bilinen pragmatik bir ticaret felsefesine geçiş yaptığını açıkladı. AB, küresel sürdürüle- bilirlik standartlarını belirlemek için devasa tüketici paza- rını giderek daha fazla kullanıyor ve ortak pazara erişimi Avrupa’nın ekolojik kriterlerine uyum şartına bağlıyor. Bu dönüşümün tam merkezinde AB Ormansızlaşma Yö- netmeliği (EUDR) yer alıyor. Döring, EUDR’yi geleneksel gözetim zinciri (chain of custody) çözümlerinden yapısal bir kopuş olarak nitelendirerek; soya gibi ürünlerin yetiştirildiği Alexander Döring Cemalettin Kanaş
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx